Search

weg sein

verb

weg sein kelimesinin en doğru Fransızca karşılığı "être parti(e)" ve Almanca dilindeki tüm detaylı anlamları için doğru yerdesiniz! Bu sayfada, merak ettiğiniz weg sein kelimesinin Almanca merkezli tanımının yanı sıra, farklı dil seviyelerine (A1’den B1’e) uygun örnek cümleleri ve çevirilerini bulabilirsiniz. " weg sein ne demek?" veya " weg sein nasıl kullanılır?" diye merak eden kullanıcılar için hazırlanan bu zengin içerikte; kelimenin eşanlamlıları ve bağlama göre farklı çeviri seviyeleri de mevcuttur. Almanca ve Fransızca arasındaki dil köprülerini, anslate'in derinlemesine çeviri bilgisi ile keşfedin!

être parti(e)
ne plus être là
avoir disparu
être dans les vapes
être ailleurs
être défoncé(e)
être fou/folle de
être dingue de
être raide dingue de

Almanca dilinde "weg sein" tanımı

Aradığınız "weg sein" kelimesinin Almanca (orijinal) dilindeki tanımları ve kullanım şekilleri hemen aşağıda. Bu kısım, özellikle Fransızca dilini öğrenirken kelimeyi farklı bağlamlarda ve cümle yapılarıyla anlamanız için tasarlandı.

Tanımlar ve örnek cümleler, başlangıç (A1) seviyesinden orta düzeye (B1) kadar uzanan bir yelpazede sunulmuştur. Böylece kelimeyi en temel anlamından daha karmaşık kullanımlarına kadar adım adım öğrenebilirsiniz. Her örnek, Almanca dilindeki çevirisiyle birlikte, doğru bağlamda ve kullanıma hazır bir şekilde sunulmuştur.
#1

Beschreibt die Abwesenheit einer Person oder eines Gegenstandes; nicht mehr an einem bestimmten Ort sein.

DE: Mein Stift ist weg.

A1
FR: “Mon stylo a disparu.

DE: Ich war nur kurz im Bad und jetzt ist meine Tasche weg.

A2
FR: “J'étais juste un instant aux toilettes et maintenant mon sac a disparu.

DE: Nach dem Umzug waren plötzlich einige Bücher weg, die wir nirgendwo finden konnten.

B1
FR: “Après le déménagement, quelques livres avaient soudainement disparu et nous ne pouvions les trouver nulle part.
#2

(umgangssprachlich) Unter dem Einfluss von Alkohol oder Drogen stehen oder gedanklich sehr unkonzentriert und abwesend sein.

DE: Er trinkt viel. Er ist oft weg.

A1
FR: “Il boit beaucoup. Il est souvent dans les vapes.

DE: Nach nur zwei Gläsern Wein war sie schon total weg.

A2
FR: “Après seulement deux verres de vin, elle était déjà complètement partie.

DE: Er starrte nur an die Wand und war völlig weg; ich glaube, er hat mir gar nicht zugehört.

B1
FR: “Il fixait le mur et était complètement ailleurs ; je ne pense pas qu'il m'écoutait du tout.
#3

(umgangssprachlich, oft mit 'von') Von jemandem oder etwas extrem begeistert oder fasziniert sein.

DE: Die Musik ist super. Ich bin total weg.

A1
FR: “La musique est super. J'en suis complètement dingue.

DE: Seit sie ihn kennengelernt hat, ist sie total weg von ihm.

A2
FR: “Depuis qu'elle l'a rencontré, elle est complètement folle de lui.

DE: Als ich das neue Album zum ersten Mal hörte, war ich sofort weg.

B1
FR: “Quand j'ai écouté le nouvel album pour la première fois, j'ai été immédiatement conquis.

weg sein ile Yazımı Benzeyen Kelimeler